Kayıtlar

Ağustos, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kontrolcü Ebeveynlik ve Kaybolan Çocukluk: Mert Ali’nin Hikâyesi

Resim
  Kontrolcü Anne-Babaların Sessiz Kurbanı: Mert Ali Mert Ali henüz bir yaşında. Annesi ve babası çalışıyor. Haftanın beş günü bir bakıcıya gidiyor. Daha doğrusu götürülüyor. Mert Ali’nin şansı, bakıcısı Selma Teyze’nin sıradan biri olmaması. Selma Hanım hem maden mühendisi, hem çocuk gelişimi okumuş, hem de iki çocuk büyütmüş bir anne. Bir diğer şansı ise Murat Amca. Murat Amca aslında klasik bir şehir insanı değil. Özel eğitim öğretmeni. Doğayı seviyor. Tamir etmeyi seviyor. Bir şeyleri söküp yeniden kurmayı seviyor. Belki de en önemlisi, iki çocuğuna yapamadığı bazı şeyleri içinde hâlâ taşıyor olması. Bu yüzden Mert Ali ile kurduğu ilişki bazen onun için küçük bir telafi gibi. Murat Amca ile Mert Ali’nin ilişkisi biraz farklıdır. Çünkü Murat Amca çocuklara sadece oyuncak vermez. Deneyim verir. Merdivenden çıkmasına izin verir. Takım çantasıyla tanıştırır. Tornavidayı gösterir. Kapı menteşesini anlatır. Yeni yiyecekler tattırır. Kefir içirir. Bazen tehlikeli gö...

Hızın Dünyası ve Yavaşlığın Bilgeliği: Sürdürülebilir Bir Yaşam İçin Neden Yavaşlamalıyız?

Resim
  Hızın Dünyası, Yavaşlığın Bilgeliği Bir çocuğa bakın. Koşarken bir anda durur. Bir karıncaya bakar. Bir taş alır, çevirir, tekrar yere bırakır. Hiç acele etmez. Ama çocuk büyür büyümez ona ilk öğrettiğimiz şeylerden biri şudur: “Hızlı ol.” Daha hızlı oku. Daha hızlı çöz. Daha hızlı koş. Daha hızlı ye. Daha hızlı büyü. Modern dünyanın görünmez sloganı budur: “Yavaşlık hatadır.” İnsanlığın Hız Tutkusu İnsanlık tarihi büyük ölçüde hızın tarihidir. Daha hızlı ulaşım için tekerlek icat edildi. Daha hızlı iletişim için telgraf bulundu. Daha hızlı üretim için fabrikalar kuruldu. Bugün ise hız bir konfor değil, bir beklenti haline geldi. hızlı internet hızlı teslimat hızlı yemek hızlı eğitim hızlı başarı Sanki hayat bir yarış pistine dönüştü. Ama burada kritik bir soru ortaya çıkıyor: Gerçekten her şey hızlanmalı mı? Doğanın Ritmi Doğaya baktığımızda bambaşka bir düzen görürüz. Bir ağacın büyümesi yıllar alır. Bir toprağın oluşması yüzyıllar süre...

Avuçtan Su İçmek: Sürdürülebilirlik, Doğa ve Çocukluk Hafızası

Resim
  Avuçtan Su İçmek: Bir Avuç Suyun Anlattığı Sürdürülebilirlik Bir yaşındaki bir bebeğe banyoda avucumdan su içirdim. Sadece birkaç yudumdu. Ama o birkaç yudum beni yıllar öncesine götürdü. Köyümde, kaynağından çıkan suyu avuçlarımızla içtiğimiz günleri hatırladım. Suyun nereden geldiğini bilirdik. Bir çeşmenin başına giderdik, eğilirdik, ellerimizi birleştirirdik ve suyu avucumuza alırdık. Sonra içerdik. O günlerde bunun adına “sürdürülebilirlik” demiyorduk. Karbon ayak izinden, döngüsel ekonomiden, tek kullanımlık plastiklerden, yaşam döngüsü analizlerinden haberimiz yoktu. Ama suyla aramızda bir ilişki vardı. Belki de bugün yeniden öğrenmemiz gereken şey tam olarak budur. Suyu tüketmek ile suyla ilişki kurmak aynı şey değildir. Bir avuç su neden bu kadar güçlü olabilir? Avuçtan su içmek ilk bakışta basit, hatta önemsiz bir davranış gibi görünebilir. Bir bardak alırsınız, suyu doldurursunuz ve içersiniz. Avuçta ise başka bir şey gerçekleşir. Arada bir araç yoktur. Su ile beden ar...

Küfü Sıyırmak: Gıda İsrafı, Steril Kültür ve Unutulan Yaşam Bilgisi

Resim
  Küfü Sıyırmak: Modern Gıda Sisteminin Unutturduğu Bilgi Babaannem çökeleğin üstündeki küfü bıçakla sıyırırdı. Bu bir çaresizlik hareketi değildi. Bir bilgi biçimiydi. Ne atılması gerektiğini, neyin dönüştürülebileceğini bilen bir hayat bilgisiydi. Bugün aynı sahne birçok insan için rahatsız edici. Çünkü modern gıda sistemi bize şunu öğretti: Kusur = risk Risk = atık Atık = normal Böylece fark etmeden yeni bir refleks geliştirdik: atmak. Steril Güvenlik Kültürü Son kullanma tarihi, paket, standart görünüm… Bunlar gıda güvenliğini artırdı. Bunu inkâr edemeyiz. Ancak aynı süreçte toleransımız azaldı. Artık gıda bir canlı süreç değil, teknik bir ürün gibi algılanıyor. Oysa fermantasyon, küf, olgunlaşma; gıdanın bozulması değil çoğu zaman dönüşmesidir. İnsanlık binlerce yıldır mikroorganizmalarla birlikte üretir. Modern sistem bu ilişkiyi kopardı çünkü standart sapmayı sevmez. Standart sapma maliyettir. Maliyet risk demektir. Risk marka sorunudur. Ve sonuç: At. İsrafın Normalleşmesi D...