Şömine Yok, Alev Var: Kendimizi Tam Olarak Nerede Kandırıyoruz?

 


Şömine Yok, Alev Var: Kendimizi Tam Olarak Nerede Kandırıyoruz?

Bir vitrinin önünde duruyorsun.
Döküm görünümlü, camlı kapak, içeride kıpırdayan turuncu bir ışık.
Etiket diyor ki: “Şömine görünümlü elektrikli ısıtıcı.”

Ve zihnin sessizce şunu fısıldıyor:
“Ne hoş… Ne sıcak bir ev hissi…”

Ama dur.
Isınan ne?
Oda mı?
Yoksa anlam boşluğumuz mu?

Aynaya Bakalım (Ayna Mod)

Bu bir şömine değil.
Bu, şömine fikrinin taklidi.

Ateş yok.
Odun yok.
Duman yok.
Bekleme yok.
Risk yok.
Emek yok.

Ama hissetme iddiası var.

İnsan burada kendine şunu söylüyor:

“Gerçeğine gerek yok, hissi yeter.”

İşte kandırma tam bu cümlede başlıyor.

Challenge 1

Ne zamandan beri, bir şeyin kendisi yerine hissiyle yetinir olduk?


Şömine Neyi Temsil Ederdi?

Şömine sadece ısıtmazdı.

  • Zamanı yavaşlatırdı

  • İnsanları bir araya toplardı

  • Sessizliği meşrulaştırırdı

  • Beklemeyi öğretirdi

Ateşle ilişki kurmak, dikkat isterdi.
Ateş seni ısıtırdı ama seni sınardı da.

Şimdi ne yapıyoruz?

Bir düğmeye basıyoruz.
Alev “başlıyor”.
Düğmeye basıyoruz.
Alev “bitiyor”.

Gerçek ateşin yükünü istemiyoruz,
ama anlamını istiyoruz.

Challenge 2

Anlamı, sorumluluğundan ayırdığımız her şey bizi gerçekten besleyebilir mi?


Simülasyon Çağının Minyatürü

Bu ürün bir ısıtıcıdan fazlası.
Bir çağın özeti.

  • Doğaya gitmeden doğa hissi

  • Komşu olmadan aidiyet hissi

  • Üretmeden üretkenlik hissi

  • Yakmadan ateş hissi

Artık yaşamıyoruz, temsiline katlanıyoruz.

Jean Baudrillard’ın dediği gibi:

“Simülasyon, gerçeğin yerini aldığında fark edilmez.”

Biz artık fark etmiyoruz bile.

Ayna Mod (Daha Sert)

Belki de sorun bu cihaz değil.
Belki sorun biziz.

Çünkü:

  • Gerçek ateş zahmetli

  • Gerçek ilişki yorucu

  • Gerçek dönüşüm yavaş

Biz ise hızlıyız.
Yorgunuz.
Sabırsızız.

O yüzden kendimize “mış gibi” dünyalar kuruyoruz.

Challenge 3

Hayatında kaç tane “mış gibi” var ve hangisi gerçeğin yerini aldı?


Sürdürülebilirlik Burada Nerede?

Sürdürülebilirlik sadece enerji verimliliği değildir.
Bu cihaz az elektrik yakabilir.
Ama şunu soralım:

İnsanın anlam üretme kası körelirse, hangi teknoloji bunu telafi edebilir?

Sürdürülebilir yaşam;

  • ritüellerin,

  • emeğin,

  • sabrın,

  • gerçek temasın
    sürdürülebilirliğidir.

Ateşle bağını koparan insan,
doğayla bağını da simülasyona çevirir.


Son Soru (Kaçış Yok)

Bu yazıyı okuyan sana soruyorum:

Gerçek ateş mi zor geliyor,
yoksa gerçek hayat mı?

Ve daha zor olanı:

Bugün “mış gibi” yaşadığın hangi alanı,
yarın gerçekten yaşamaya cesaret edebilirsin?

Şömine vitrinde duruyor.
Ayna ise burada.

Bakmak senin işin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bilim, Dogma Olabilir mi?

Probiyotik Tüketiyoruz, Ama Pestisitler Ne Diyor?

İnsanlığın Evrimi ve Yeni Eşik: Yapay Zeka Çağında Sürdürülebilirlik Arayışı