Mimar Sinan’ın Ahşapları Neden Çürümüyor? | Ay Mührü, Zaman ve Sürdürülebilirlik

 

Mimar Sinan’ın Ahşapları Neden Çürümüyor?

Ay Mühründen Sürdürülebilirliğin Unutulan Zaman Bilgeliğine

Bir yapı düşünün.
Yüzlerce yıl ayakta.
Yağmur görmüş, rüzgâr yemiş, deprem yaşamış.
İçindeki ahşap hâlâ sağlam.

Sonra bir soru beliriyor:

“Mimar Sinan’ın yaptığı eserlerde ahşaplar neden çürümüyor?”

Halk arasında verilen cevap tanıdık:

“Çünkü ağaçları ay yokken kestirmiş.”

Bu cevap ne tamamen doğru ne de tamamen yanlış.
Ama asıl tehlike şurada:
Bu cümle, bizi gerçeğe yaklaştırmak yerine, ondan uzaklaştırıyor.


Ay yokken kesilen ağaç: Bilgi mi, sembol mü?

Ay meselesi, bugün çoğu zaman mistik bir efsane gibi anlatılıyor.
Oysa bu ifade, geçmişte bir doğa takvimiydi.

Saat yoktu.
Sensör yoktu.
Nem ölçer, laboratuvar, rapor yoktu.

İnsanlar:

  • Ayı izliyordu

  • Mevsimi okuyordu

  • Toprağın sesini dinliyordu

“Ay yokken kesmek” demek aslında şuydu:

  • Kışın

  • Don varken

  • Ağaç uykudayken

  • Özsu minimumdayken

kesmek.

Ay burada neden değil, işaretti.


Bilim ne söylüyor?

Bilim dürüst olmayı gerektirir:

  • Ayın bitkiler üzerindeki etkisi vardır

  • Ama belirleyici ana faktör ay değildir

Asıl belirleyici olanlar:

  • Mevsim

  • Sıcaklık

  • Nem

  • Ağaç türü

  • Kesim sonrası işlem süreci

Yani:

Ahşap, ay yüzünden değil; yanlış zamanda, yanlış hızda ve yanlış amaçla işlendiği için çürür.


Mimar Sinan’ın asıl farkı: Acele etmemek

Bugün Mimar Sinan’ı “usta” yapan şeyin:

  • Sembol bilgisi

  • Sezgisel güç

  • Maneviyat

olduğu söylenir.

Ama asıl mesele çok daha rahatsız edici bir gerçektir:

Sinan acele etmiyordu.

Ağaç hemen kullanılmıyordu

Yıllarca bekletiliyordu.

Ahşap kurutulmuyordu

Dinlendiriliyordu.

Malzeme zorlanmıyordu

Anlaşma yapılıyordu.

Bugün biz ne yapıyoruz?

  • Fırınla kurutuyoruz

  • Süreyi kısaltıyoruz

  • Dayanıklılığı değil, teslim tarihini önceliyoruz

Sonra da “eskiler çok sağlam yapıyormuş” diyoruz.


Ahşap neden çürür?

Bu soru bile yanlış.

Doğru soru şudur:

Ahşabı çürütecek ortamı neden oluşturuyoruz?

Ahşap:

  • Nefes almak ister

  • Nemden kaçmak ister

  • Toprakla doğrudan temas etmek istemez

Mimar Sinan bunu biliyordu.
Ahşabı:

  • Taşla sıkıştırmadı

  • Betona hapsetmedi

  • Hava almayan boşluklara gömmedi

Bugün ahşabı betonun içine hapsedip, sonra “dayanıksız” ilan ediyoruz.


Sürdürülebilirlik tam olarak burada başlar

Sürdürülebilirlik:

  • Geri dönüşüm kutusu değildir

  • Etiket değildir

  • Sertifika değildir

Sürdürülebilirlik şudur:

Bir şeyi, doğal ömründen önce öldürmemek.

Sinan’ın ahşapları çürümüyor çünkü:

  • Onlardan hızlı performans beklenmedi

  • Kısa vadeli kazanç için zorlanmadı

  • Doğal ritmine saygı duyuldu

Bugün ise:

  • Evler 30 yıl

  • Eşyalar 5 yıl

  • Sistemler 2 yıl

ömürle tasarlanıyor.

Sonra gezegeni suçluyoruz.


Ay mührü: Asıl anlamı

Ay mührü, ahşabın üzerinde değil;
insanın zihnindeydi.

Ay mührü şunu söylüyordu:

“Henüz zamanı değil.”
“Biraz daha bekle.”
“Doğa hazır değilse sen de hazır değilsin.”

Bu mühür kırıldı.
Yerine:

  • Takvim

  • Proje teslim tarihi

  • Bütçe baskısı

geçti.


Bugün neden sürdürülebilirlik krizindeyiz?

Çünkü:

  • Zamanla iş yapmayı bıraktık

  • Zamana karşı iş yapmaya başladık

Mimar Sinan bir yapı yaparken:

  • 400 yıl sonrasını düşünüyordu

Biz bir ürün üretirken:

  • 4 ay sonrasını bile fazla görüyoruz


Son söz

Mimar Sinan’ın ahşapları çürümüyor çünkü:

  • Ay yokken kesildiği için değil

  • Böcek gelmediği için değil

  • Mucize olduğu için değil

Çürümüyor çünkü:

Onlara acele edilmedi.

Sürdürülebilirlik tam olarak budur.

Belki de asıl soru şudur:

Biz neyi çürütüyoruz?
Ahşabı mı, zamanı mı, kendimizi mi?

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bilim, Dogma Olabilir mi?

Probiyotik Tüketiyoruz, Ama Pestisitler Ne Diyor?

İnsanlığın Evrimi ve Yeni Eşik: Yapay Zeka Çağında Sürdürülebilirlik Arayışı